Kayıp Oda

BURADA ÖĞRENDİKLERİNİZİN BEDELİNİ ÖDEMEYE HAZIR MISINIZ? UNUTMAYIN Kİ EVRENDE HER ŞEYİN BİR BEDELİ VARDIR...
 
AnasayfaGaleriSSSAramaGiriş yapKayıt Ol

Paylaş | 
 

 Akaşa Kavramı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
minerva.rinda
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 665
Reputation : 5
Kayıt tarihi : 27/03/09
Yaş : 46

MesajKonu: Akaşa Kavramı   Ptsi 18 Mayıs - 2:47

Akaşa, Sanskrit dilinde cevher anlamındadır. Hindu öğretisine göre, akaşa şeklini almış olan ilâhi güç, her şeyi kaplar. Bu nedenden de, majisyenler tarafından “yaşayan ateş”, “ışığın ruhu” ya da “Magnes” diye adlandırılmıştır. Eflatun’a göre, evreni bir ‘dodekohedron’ (on iki yüzlü geometrik bir form) biçiminde yaratan en yüksek gücün kendisidir.

Yunanlı filozofların “ether” i, Hindular’ın “Akaşa” sıdır. “Ether” ise Primordial Cevher’in bizim seviyemizdeki tali bölümlerinden biridir. Ether aynı zamanda Kabalistler’in “Astral Işığı” dır. Akaşa’nın bir vechesi olan Ether’in de birkaç veçhesi vardır.

Günümüzde bu terimler karışmış durumdadır. Astral ışığa, “Akaşa” da denilmektedir. Astral Işık, hepimizin irtibatlı olduğu bir ‘bilinç-dışı okyanusu’ dur. Varlığı, duru görü ve devamında kehaneti mümkün kılar. Şimdiye kadar meydana gelmiş tüm olayların kalıcı izleri ile her bir düşünce, fikir ve duygunun bu Astral Işık’ta korunduğu belirtilmektedir. Böylece Astral Işık, şimdiye kadar düşünülen ya da yapılan her şeyin depolandığı bir dağarcık olan Kozmik Hafıza’yı içerir ya da oluşturur. Şimdiye kadar alınmış olan tüm izlenimlerin engin bir kaydı olan Kozmik Hafıza’ya “Akaşik Kayıtlar” da denilmektedir.

Teozofik öğretiye göre, Dünya’nın Gezegensel Okült Hiyerarşisi’nin Shamballa’daki Meclisi’nde, önde gelen Varlıklar’ ın yanı sıra bir de Dört Varlık’tan oluşan tarafı vardır. Bu dört Varlık, Güneş Sistemi’ ndeki dört Karma Rabbi’ ni planetimiz üzerinde temsil ederler. Yürüttükleri başlıca üç görevden biri de “Akaşik Kayıtlar” ın bakımı ve cetvel halinde düzenlenmesidir. Bu Varlıklar, “Kayıtlar Binası” (Hall of Records) ile ya da İncil’ de denildiği şekliyle, kitabın tutulması ile ilgilenirler ve Hıristiyanlık dünyasında “Kaydedici Melekler” (Recording Angels) diye bilinirler.

Gene aynı öğretiye göre, Gezegensel Okült Hiyerarşi’nin İkinci İnisiyasyon’dan geçen bir üyesi, “astral ışığın esrarı” nı öğrenir. Böylece, Akaşik Kayıtlar’ı okuyabilir ve geçmişi tahkik edebilir ki, bu da onun şimdiki zaman içinde hazır olmasıdır.

Üç boyuttan daha fazla boyutu olan âlemdeki bir olguyu üç boyutlu dünyanın sakinlerine anlatmak oldukça zordur ama yine de Akaşik Kayıtlar için söylenecekler vardır: Daima var olan ve olacak olan bir sinema kameramanı olduğunuzu tahayyül edin. Emrinizde de sonsuz bir film stoku ve bu filmleri sizin için sürekli banyo eden birisi bulunsun! Fizik evrende ortaya çıkan her kütleye ait zamanın başlangıcından beri her yerde her hangi bir kimseye ve herkese şimdiye kadar olmuş olan her şeyin filmini çektiniz. İçinde bulunduğunuz günün olaylarını hala daha çekmektesiniz. İşte bu Akaşik Kayıtlar’ı temsil eder. Şimdiye kadar olmuş olan her şey, sinema filmi üzerine kaydedilen ışık empülsleri ya da teyp bandı üzerine kaydedilen bir ses gibi, Ether üzerinde izini bırakır.

Bunlara ilâveten, kaydın yapıldığı âlemin çok boyutluluğundan ötürü, Dünya üzerindeki ve Spatyom’daki herkesi etkileyen çok güçlü ihtimaller de orada kaydedilebilirler. Bunu nasıl olabileceğine bir örnek vermek gerekirse, bir kentte olduğumuzu düşünelim: Bir sokakta yürüyoruz. Bir araba geliyor ve yanımızdan geçerek gidiyor. Artık arabayı göremediğimizden, arabaya olanlar hakkında hiçbir bilgimiz yoktur. Fakat diyelim ki, sokakta yürümek yerine havadaki bir balonda olalım. Aşağıya baktığımızda, sokağın kilometrelerde ötesini görebiliriz. Hızla yol alan arabayı ve belki de yolun üzerinde bulunan ve az sonra karşılaşıp sakınamayacağı bir engeli gözlemleyebiliriz. Böylece sürücünün kendisi fark etmezden önce, başına gelecekleri görmüş oluruz.

Bir başka örnek olarak da taşıma araçlarının tarifelerini verebiliriz: Bir ‘ihtimaller kaydı’ndan başka bir şey olmayan tarifeler bir trenin, bir otobüsün, bir geminin ya da bir uçağın belirli bir yerden belirli bir zamanda ayrılacağı ve belirli bir yere belirli bir zamanda varacağı ihtimallerini belirtirler. Hemen hemen her seferinde de söz konusu araç o yerden ayrılır ya da o yere varır.

“Akaşik Kayıt” kavramını incelerken geçmişin Rölativistik olarak nasıl görülüp izlenebileceğine ilişkin şu teorik açıklamayı da unutmamak gerekir: Eğer çok uzaktaki bir planete bir anda gidebilirseniz ve elinizde de özel olarak yapılmış bir cihaz varsa, o planetin örneğin 1000 ışık-yılı ötesinde kalan Dünya’dan oraya henüz yeni ulaşmakta olan ışığın taşıdığı görüntüleri izleyebilirsiniz. Bu görüntüler tam 1000 yıl önceki Dünya’ya ait olduğuna göre, siz de özel cihazınızla geçmişi izlemiş olursunuz. “Akaşik Kayıt” konusu da fizik uzayın belirli bir yerinden görüntüler halinde mevcut olabilen geçmişin fizik maddeden çok daha süptil olan bir madde okyanusunca tespit edilebilir oluşundan bahsetmektedir.

Ancak, “Akaşik Kayıtlar” olacak olanın kuvvetli ihtimalini de gösterdiğinden, geçmişin basit bir kaydından çok daha öteye bir olgudur. Bir ulusun karşı karşıya kaldığı ihtimaller, bireyinkilere nazaran çok daha kuvvetli ve çok daha kesin olur. Bu konuda özel olarak eğitilmiş ve kendilerine izin verilmiş olan İnisiyeler, “Astral Âlem” e nüfuz ederek, dünyanın her hangi bir yerinde olmuş olanları ve gelecek için en kuvvetli ihtimalleri görmek için “Akaşik Kayıtlar” a müracaat edebilirler. Nitekim, Madam H.P.Blavatsky (1831-1891) ve Rudolf Steiner (1861-1925), “Akaşik Kayıtlar” dan tarih öncesinin Mu ve Atlantis kıtaları hakkında enformasyon edindiklerini ileri sürmüşlerdir. Akaşik Kayıtlar’ın incelenmesi aslında, televizyon ya da sinemada film izlemeye çok benzer.

Bireylerin Akaşik Kayıtlarına gelince, bu konuyu en iyi haklarında bilgi verdiği kişilerin geçmiş yaşamlarını –trans altındayken- Akaşik Kayıtlarından öğrenerek onlara aktaran ünlü Amerikalı medyum Edgar Cayce’nin (1877-1945) çalışmalarından ve gene bu konuda verdiği ilginç bilgilerden öğrenebiliriz. Ruhların gelişimine dair Yüce Program, bireysel varlığın Yaradılış’ı tüm veçheleriyle deneyimlemesini zorunlu kılar. Bu deneyimin kaydı, bireyin “Akaşa’sı” ya da “ruh kaydı” olarak bilinen parçası haline gelir. Edgar Cayce’nin trans altındayken tarayabildiği ve böylece kişilerin geçmiş yaşamlarına ait enformasyonu aktarırken üzerinde yorum yapabildiği kaynaklar da işte bu Akaşik Kayıtlar’dır.

Cayce, Akaşik Kayıtlar’da gezegensel tesirlere dair rastlanan kayıtların da bir bireyin geçmişte zihnî ve duygusal durumlar karşısında nasıl tepki gösterdiğini temsil edici nitelikte olduklarını belirtmekteydi: O halde astrolojik tesirleri verirken, bunları fizik dünya planın da spiritüel ya da ruh deneyimi açısından görülecek olandan hatırı sayılır derecede farklı olacaklardır. Bu varlığın deneyimleri eğer, bazı çevrelerde kabul edildiği şekliyle, tamamen astroloji bilimi açısından verilseydi, burada verilebilecek olan kayıttan ya da burada görülenden tamamıyla farklı olacaktı.

Çünkü bunlar, varlığın ya da ruhun gelişiminin Akaşik Kayıtlarıdırlar. Şimdiki deneyimin, çevresiyle birlikte nasıl etkileneceğine ya da tesir altında kalacağına dair astrolojik açıdan tesir az olacaktır. Varlık daha ziyade fizik dünya planı tarafından, astrolojik tesirlerden ziyade fizik dünya planının görünüşü tarafından yönetilecektir.

Her bir ruh, her bir beden, her bir birey bireysel bir varlıktır. Yapılmış ve düşünülmüş olan -bu faaliyet zaman ve mekân yumağının üzerine hangi ‘bilinç küresi’ dâhilinde yazılmış olursa olsun- o bireysel varlığın deneyiminin canlı bir kaydı haline gelir. Varlığın bu kayıtları hakkında yorum yaparken zaman ve mekân yumaklarının üstündedirler. Herkes bunu fark etse ve biz ne isek, ortaya koyduğumuz idealler hakkında yaptıklarımızın bir araya gelmiş sonucu olduğu bilincine varabilsek.

ALINTI...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Akaşa Kavramı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Kayıp Oda :: Parapsikoloji ve Spiritüel Felsefe :: Psişik Sandık-
Buraya geçin: